Yelizmatik

Yelizmatik's Webseite

Efendi Manitu

 

Stresten bikmis adamin biri, uzun bir deniz seyahatine çikmis. Fakat
sanssizliktan gemi batmis ve sadece bu adam kurtulabilmis. Günlerce minik
bir tahta parçasinin üstünde denizde yol aldiktan sonra minik bir adaya
gelmis. Adam daha ne oldugunu anlamadan yerliler bunu almis götürmüsler.

Adam yüzlerce yamyam yerlileri görünce:
" Eyvah, boku yedik." demis.

Tam aglayacagi sirada gökten
"Hayir evladim, boku yemedin" diye acayip ve gür bir ses gelmis.

Sasiran adam: "Sen kimsin ya?" demis.
Yine ayni gür ses "Ben ulular ulusu efendi manitu' yum." demis.

Iyice sasiran adam:
"Peki Efendi Matinu, ne yapmam lazim?" demis.

Hemen cevap gelmis:
"Simdi sakin bir sekilde sag tarafindaki yerlinin mizragini kap,
en önde duran ve basinda bir sürü tüy olan büyük yerliye sapla" demis.

Adam hemen can havliyle mizragi kapip sef yerliyi öldürmüs.
Yine ayni ses son kez gürlemis " Iste simdi boku yedin evladim!"

 

 

 

Patates

FBI gizli ajan eksikligini giderebilmek için ajan seçmeleri yapmaya karar vermis.
Ve hergün üçer kisi çagirip aralarindan birini ajan olarak himayelerine aliyorlarmis.
Seçimlerin 3. günü Temel' de katilmis.Yanindada bir ingiliz ve bir amerikan varmis.
Bunlardan ilk olarak kamuflaj olmalarini istemisler.
Içinde sadece bir çuvalin bulundu bos bir odaya sokmuslar ve burada gizlenmelerini söylemisler.
Ilk önce ingiliz girmis. 5 dk. sonra odaya giren bir yetkili gitmis içinde ingilizin saklandigi çuvala tekme atmaya baslamis.
Hemen çuvalin içinden bir ses gelmis: " Miyaw, miyaw."

Ingilize ilk testi basariyla geçtigini söyleyip amerikan' i odaya koymuslar.
Amerikan' da ayni çuvala saklanmis. Biraz sonra yine odaya giren yetkili gitmis ve çuvala bir tekme atmis.
Çuvalin içinden: "Hav, hav." diye bir ses gelmis.

Amerikan' ida tebrik edip Temel' i odaya koymuslar. 5 dk. sonra odaya giren ayni görevli gitmis çuvala bir tekme atmis.
Ama hiçbir ses gelmemis. Bir daha atmis yine tik yok.
Bir daha bir daha derken en sonunda çuvaldan ciliz bir ses yükselmis:
"Patateeeeesss"

   


Misafire Ikram

Adamin biri yabanci bir sehirde, bir evin kapisini çalarak su ricada bulunur :
-Pek susadim, buralarda su bulamadim, lütfen bana bir bardak su verirmisiniz?

Kapiyi açan çocuk, adamin yüzüne bakarak, kisa bir tereddütten sonra :
-Istersen ayran getireyim, der.
Adam bu teklifi tesekkürle kabul ettikten az sonra, çocuk bir çanak ayran getirir.

Adam ayrani içtikten sonra çocuk :
-Istersen daha getireyim, der.
-Zahmet olur yavrum.
-Hayir, zaten bu ayranin içine fare düstügü için nasil olsa dökecektik!

Bunun üzerine, adam igrenerek, elindeki ayran çanagini hiddetle yere atip
parçalayinca, çocuk feryadi koparir :
-Anne, kapidaki adam köpegin çanagini kirdi!

 


Esssekk

Adamin biri misafirlige gitmis. Aksam olunca haliyle sormuslar :
-Pardon arkadas, demisler kari-koca. "Bizim odada mi yatarsin, bebegin
odasinda mi, yoksa bos bir odada mi?"

Adam düsünmüs :
-"Kari-koca nin yaninda yatilmaz, bebekte uyanir aglarsa uykusu kaçacak, ben
bos odada yatarim, demis.

Sabah olunca adam elini yüzünü yikamis, bir de bakmis çok güzel bir kiz
adama havlu tutuyor.

Adam:
-Kizim senin ismin ne? diye sormus.

Kiz :
-Bebek amcacigim ya sizin isminiz?...

Adam :
-Esek kizim essseeek...

 

Iyilik Melegi

Adamin isi varmis, Ankara'ya gidiyormus, tam uçaga binerken kulaginda bir ses:
-Binme, bu uçak düsecek!

Dönmüs, bakmis, kimse yok, ama içine de bir kurt düsmüs, binmemis.
Ikinci uçagi beklerken kara haber ulasmis :
-Uçak düstü kurtulan olmadi!

Kosmus Haydarpasa'ya, bilet almis, tam trene binecek, ayni ses kulaginda :
-Binme bu trene, raydan çikacak!

Dönmüs, bakmis yine kimse yok, trene binmemis, gelmis eve, sabah gazeteyi
açinca tüyleri ürpermis :
-Tren Eskisehir'de raydan çikti su kadar ölü, su kadar yarali...

Allahina sükretmis, kosup otobüse bilet almis, tam binerken yine o ses :
-Bu otobüse binme, freni patlayacak!

Dönmüs yine kimse yok! Dayanamamis, bagirmis :
-Sen kimsin yahu?
-Ben senin iyilik meleginim!

Adam iyice kizmis :
-Ulan evlenirken neredeydin!

 

Vaaz

Sahranin issiz bir kösesinde, bir din adami lejyonerlere vaaz vermeye gelir.
Vaaz'dan önce binbasi askerleri uyarir:
-Rahibin ziyareti sirasinda, özellikle küfür ve müstehcen kelimeler
istemiyorum! Dövüsmeyi bildiginiz gibi, kendinizi tutmayi da bildiginizi ona gösterin...

Daha sonra rahip, birligin önünde vaazina baslar :
-Herseyden uzakta yasiyorsunuz, ama geleneklerinizle övünmeniz gerekir.
Ben size kendisi de sizin gibi bir kahraman olan Hz. Isa'nin selamlarini
getirdim. Söyleyin bana, kahramanliktan daha saf, daha güzel ne vardir?

Tam o anda birkaç lejyoner agizlarini açmaya hazirlanirken binbasi ayaga
firlar ve haykirir :
-Götüm, diyene onbes gün hapis!...

Sakat Çocuk

Karisi hamile olan bir adama isyerinde aniden bir telefon gelmis:
"Beyefendi, bir bebeginiz oldu acele hastahaneye geliniz" diye.
Heyecanlanan adam hemen hastahanenin yolunu tutmus. Dogum bölümüne gitmis.

Kendisini bir hemsire karsilamis. Adam durumu anlatinca hemsire:
"Beyefendi, evet dogru bir çocugunuz oldu ama malesef sakat dogdu" demis.
Habere çok üzülen adam:
"Olsun çocugumu gösterin bana" demis.
Hemsire: "Beyefendi, görmeseniz daha iyi olur çünkü çocugunuz çok ileri derece spastik" demis.
Adam yinede:
"Olsun o benim evladim, görmek istiyorum" diye diretmis.

Hemsire: "Peki öyleyse" deyip spastik çocuklar bölümüne geçmis. Adamda pesinden gitmis.
ilk bölümde kolsuz çocuklar varmis.

Adam: "Çocugum burada mi?" diye sormus
Hemsire: "Hayir beyefendi, çocugunuz ilerideki bölümlerde" diye yanitlamis.

Bir sonraki bölüme geçmisler. Buradada bacagi olmayan bebekler varmis.
Adam yine: "Çocugum burada mi hemsire hanim?" diye sormus.
Hemsire yine: "Hayir beyefendi, çocugunuz daha ilerdeki bölümlerde" diye yanitlamis.

Bir bölüm daha geçmisler buradada hem kolu hem bacagi olmayan çocuklar varmis.
Adam yine heyecanla: "Buradami çocugum?" demis.
Fakat hemsire yine: "Hayir beyefendi" diye yanitlamis.

Üzülen adam bir sonraki bölüme geçmis. Bu bölümde ise sadece kafa olan çocuklar varmis.
Adam yine hüzünle: "Hemsire hanim, artik sanirim burada çocugum" demis.
Fakat hemsire: "Hayir beyefendi, çocugunuz simdi gidecegimiz bölümde, fakat isterseniz gitmeyelim çünkü
çocugunuzu görünce çok kötü olabilirsiniz" demis.
Adam yine israrla: "Hayir, ne olursa olsun o benim çocugum" demis.
Hemsire " Peki o zaman" deyip bir sonraki bölüme gitmis.

Bu bölümdeki oda bombosmus. Sadece odanin ortasinda bir masa,
masanin üstünde bir kavanoz, kavanozun içindede bir kulak duruyormus.
Adam hemen: "Bu mu benim çocugum?" diye sormus.
Hemsire üzüntüyle: "Evet beyefendi, ama malesef çocugunuz sagir" demis.


Essek

Birgün Temel esegiyle köyüne dönerken yolda gördügü elma bahçesindeki
elmalardan tatmak ister. Bahçeye girer ve eseginin üstünde kolayca eristigi
elmalarla bir güzel karnini doyurur. Tam ayrilacagi sirada bahce sahibi
ikisini de görür ve yakalar. Önce bir güzel esegi döver, ardindan da kösede
bekleyen Temel'i pataklar. Dayaktan sonra dayanamayan Temel sorar:
- Tamam tövdün, anladik ta sana pirsey sormak isteyrum!
- Sor bakalim.
- Neden önce beni degul de esegi dövdün ?
- Seni önce dövseydim esek kaçardi da ondan !...

Bakan

Bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememisti. Ne yapsa makbule geçmiyor, basin hergün kendisiyle ugrasiyordu.
Nihayet: -Öyle bir sey yapayim ki, gazeteciler mat olsun,
diye düsündü ve ilan etti :
-Pazar günü saat 10'da bakan denizin üzerinden yürüyerek geçecegim.

Pazar sabahi saat 10'da tüm basin mensuplari toplandilar orada. Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye basladi.
Karsi kiyiya kadar da yürüdü geçti. Herkesin gözleri dehsetle açilmisti.

Fakat ertesi günü tüm gazetelerde su baslik okundu:
-Bakan yüzme bilmiyor!

 

Hep Boga mi?

Ispanya'da tatilini geçiren turist, restoranda tipik bir Ispanyol yemegi
yemek istemisti. Listeyi uzun uzun inceledi. Cojano adi dikkatini çekti.
Ne oldugu hakkinda hiçbir fikri yoktu. Parmagini basip, garsona isaret etti.
Garson bir tabak içerisinde yemegini getirdi. Nefis bir seydi ama
içindekinin ne oldugunu çikaramadi. Bir çesit etti ama ne?...

Garsonu çagirdi ve sordu...Garson anlatti:
-Bugün boga güreslerine gittiniz mi bayim?
-Evet...
-Iste bu yediginiz yemek bugün arenada öldürülen boganin yumurtaliklarindan yapildi.

Adam ertesi gün gene ayni restorana gitti. Tadi damaginda kalan yemegi
Cojano'yu bir kez daha istedi.Lezzetle yedi.Artik ahbap olduklari garson hatir sormaya geldi:
-Nasil memnun kaldiniz mi bayim?
-Kaldim kalmasina ama bir sey dikkatimi çekti. Dün yedigim Cojano biraz daha büyüktü gibi geldi bana.

Garson basini iki yana salladi:
-Her zaman boga kaybetmez bayim...

 

Görmüs!

Kekeme ile bir arkadasi yolda gidiyorlarmis.Kekeme, birden atilmis:
-Gö...Gö...Gördün mü?

Arkadasi sormus :
-Neyi gördün mü?
-Ha...Ha...Harika bir ka...ka...kadin...Bir de mi...mi...mini bir etek giymis...
-Hani? Nerede?
-Se...Se...Sen ba...ba...bakana ka..ka..kadar ma...ma...magazaya girdi!

Biraz daha yürümüsler.Kekeme yine atilmis :
-Gö...Gö...Gördün mü?
-Neyi gördün mü?
-Sa...Sa...Sahane bir ara...ara...araba!
-Hani nerede?
-Sen ba...ba...bakana ka...ka...kadar geçti git...git...gitti!

Daha yürümüsler.Kekeme yine atilmis :
-Gö...Gö...Gördün mü?
Ama arkadasi bu sefer sinirlenmis:
-Gördüm lan! demis.Gördüm iste!

Kekeme de öfkeyle çikismis :
-Ma... Madem gördün de, ne diye bo...bo...boka bastin!

Eigene Webseite erstellen bei Beepworld
 
Verantwortlich für den Inhalt dieser Seite ist ausschließlich der
Autor dieser Homepage, kontaktierbar über dieses Formular!